Pargalı Damat İbrahim Paşa Kimdir?

Pargalı Damat İbrahim Paşa Kimdir?
10 Kasım 2013 tarihinde eklendi, 57 kez okundu.

Tarihimizin en ilginç karakterlerinden biri olan Damat İbrahim Paşa son günlerin en tartışmalı dizilerinden birisinin de başkahramanlarından biri. Onu gündeme bu kadar yoğun biçimde getiren ve kamuoyunda tartışılmasına sebep olan ise ilginç hikayesi ve dizideki etkin rolü. Osmanlı tarihinde Pargalı gibi birçok önemli devlet adamı bulunmaktadır. Damat İbrahim Paşa Osmanlı saltanatının birçok sadrazamından biridir. Ancak dizinin gündeme gelmesi ve saray hayatını farklı bir dil ile anlatması ile birlikte Damat İbrahim Paşanın hayatı en çok merak edilen konuların başına yerleşti. Padişah kardeşi ile evliliği, sıra dışı yükselişi, Kanuni ile olan ilişkisi, Osmanlı tarihinde birçok tabuya son vermesi ve hazin sonu Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın hayatı hakkında çok büyük merak uyanmasına sebep oldu.




Pargalı İbrahim Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Frenk İbrahim Paşa ya da öldürüldükten sonraki unvanıyla Maktul İbrahim Paşa 1493 yılında bugün Yunanistan sınırları içinde bulunan Parga’da dünyaya geldi. 15 Mart 1536 yılında ise İstanbul’da, konağında padişahın emri ile boğdurularak öldürüldü. Kanuni döneminde 13 yıl gibi uzun bir süre sadrazamlık yapmış ve kendisinden önce ve sonra gelecek hiçbir sadrazama nasip olmayacak payeler, rütbeler ve unvanlar kazanmış olan Pargalı Damat İbrahim Paşa devlet idaresinde ve dönemin siyasal, ekonomik ve sosyal hayatında önemli rol oynamıştır.

Aslen Pargalı olan Damat İbrahim Paşa’nın babası İtalyan asıllıdır. Ancak farklı kaynaklar onun Rum olduğunu da söylemektir. Bir balıkçı olan babası ve ailesinin yanından korsanlar tarafından alınarak Manisa’da dul bir kadına satılan İbrahim Paşa burada yöneticilik yapan Kanuni ile tanıştı. Dostluklarını ilerleten ikili daha sonra Kanuni’nin tahta çıkması ile birlikte İstanbul’a geldi. Pargalı Damat İbrahim Paşa yanında yetiştiği dul kadın tarafından eğitimine dikkat edilerek büyütülmüş, bazı müzik aletlerini çalabilen, birkaç dil bilen biri olarak yetişmiştir.

Damat İbrahim Paşa Kanuni tarafından sadrazamlığa getirildikten sonra Parga’daki ailesini İstanbul’a getirtmiştir. Damat İbrahim Paşa I. Süleyman padişah olduktan sonra Osmanlı Devleti’nde Sadrazamlık, Anadolu ve Rumeli Beylerbeylikleri ve Seraskerlik gibi birçok üst düzey görev üstlenmiştir. Kanuni ile aralarında oldukça sıkı bir dostluk ve güven ilişkisi kuran Damat İbrahim Paşa kısa sürede devlet görevlerinde yükselmiştir.

Damat İbrahim Paşa hayatı boyunca ve görevleri sırasında 1521’de Belgrad’ın fethinde bulundu. 1522’de Rodos seferini düzenledi. Rodos zaferi sadrazamlığa getirilmesinde etkili oldu. Mısır’da başlayan isyanı bastırmak ve asayişi sağlamakla görevlendirildi. Bu olaydan sonra kendisine Mısır Beylerbeyi unvanı verildi. Macaristan seferine katıldı ve Mohaç Savaşı’nın kazanılmasında büyük rol üstlendi. I. Viyana kuşatmasına kadar giden ikinci Macaristan seferinde bulundu. Bu savaşların ardından kendisini yabancı devlet adamları ile aynı statüde gösteren ve Avusturya imparatorluğu ile imzalanan 1533 tarihli İstanbul Antlaşması’nın müzakerelerini yürüttü. Safevi Devleti’ne karşı düzenlenen Irakeyn Seferi’ne öncü birlik olarak katıldı. Tebriz’i aldıktan sonra padişahın kuvvetleri ile birleşti ve Bağdat’ın fethinde görev aldı. Bunların yanında Anadolu’da baş gösteren Alevi – Türkmen isyanlarını kanlı bir biçimde bastırdı.

Damat İbrahim Paşa seraskerlik görevini de üstlendikten sonra devlet yönetiminde rütbeleri temsil eden tuğların sayısı 7’ye yükseltildi. Kendisi 6 tuğ taşımaya başladı. Padişah ile arasında yalnızca Hilafet tuğu farkı vardı. Ayrıca Kanuni’nin kardeşi Hatice Sultan ile de evlenen Damat İbrahim Paşa gücünü pekiştirdi.

Elbette Damat İbrahim Paşa’nın bu yükselişinde yalnızca padişah ile olan sıkı ilişkileri ve sultan ailesine damat olmasının katkısı yoktur. İbrahim Paşa Osmanlı İmparatorluğu’nun o dönemde bilinen dünyayı şekillendiren üstün dış politikasını yürütmüş ve diplomasi yeteneği oldukça gelişmiş bir yöneticidir.

Pargalı İbrahim Paşa’nın hayatında dönüm noktası olan ve halk arasında huzursuzluk yaratan uygulamalarından birisi de Mohaç Meydan Muharebesi sonrasında Budin’den İstanbul’a getirilen ve paşanın konağının bahçesine dikilen heykellerdi. Ünlü heykeltıraş Rodin’in üç güzeller olarak bilinen bu mitolojik heykelleri halk arasında put olarak adlandırılmış, hatta devrin önemli şairlerinden Figani bu konu ile ilgili bir taşlama yazmıştır.




Dü İbrahim amed be-deyr-i cihan

Yeki büt-şiken ü yeki büt-nişān »

Bu dizelere İbrahim Paşa oldukça sinirlenmiş ve Figani’nin cezalandırılmasını istemiştir. Figani bu kararın ardından işkence görerek asılmıştır.

Makbul İbrahim Paşa olarak da anılan Pargalı İbrahim, Kanuni tarafından öldürülmüştür. Bu nedenle daha sonraları Maktul İbrahim Paşa olarak anılmaya başlanmıştır. Ölümü ile ilgili birçok rivayet vardır. Ancak elde ettiği bu muazzam gücün kendisini biraz şımarttığı ve ileri geri konuştuğu rivayet edilmektedir. Avusturya’yla 1533 yılında yapılan barış görüşmeleri sırasında elçilere Osmanlı’nın kudretinden bahsettikten sonra kendi gücünü şöyle dile getirmiştir: “Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam, yapılmış olarak kalır, zira bütün kudret benim elimdedir; memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben tevzi ederim; verdiğim verilmiş, reddettiğim reddedilmiştir. Büyük padişah bir şey ihsan etmek istediği yahut ihsan ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmeyecek olursam, gayr-i vaki gibi kalır; çünkü her şey; harp, sulh, servet, kuvvet benim elimdedir.”

Pargalı Damat İbrahim Paşa Kimdir?

Bu ve benzeri sözleri ve son dönemlerinde yatığı bazı uygulamalar, idam cezaları, harcamaları padişahı memnun etmemiştir. İbrahim Paşa ile ilgili olarak birçok rivayet halk arasında ve sarayda konuşmaya başlanmıştır. Bunlardan bazıları kendisine hediye edilen Kur’anları kabul etmediği, Hristiyanlık inancını taşıdığı, eşi Hatice Sultan ile ilgilenmediği, bazı cinayetleri sakladığı ve Doğu seferleri sırasında boş yere harcamalar yaptığı iddia edilmiştir.

Damat İbrahim Paşa’nın ölümü ise 1536 yılında gücünden kaygılanan Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile gerçekleşmiştir. Paşa’nın Hürrem Sultan’ın oğlu olmayan Şehzade Mustafa’yı tahta geçmesi için desteklediği de bilinmektedir. Bu nedenle ölümünde Kanuni’nin en sevdiği eşi Hürrem Sultan’ın da etkili olduğu söylenir.

İbrahim Paşa, 14-15 Mart gecesi iftar için saraya davet edilerek iftardan sonra dört dilsiz cellat tarafından boğularak öldürülmüştür.

Farsça, Rumca, Sırpça ve İtalyanca bilen İbrahim Paşa, müzik alanında çocukluğundan itibaren yoğun bir eğitim görmüş ve kendisini bu alanda geliştirmiştir. İbrahim Paşa, Roma’ya direnen Anibal’ın ve Makedonya İmparatorluğunu yöneten Büyük İskender’in hikayelerini okumaktan hoşlanıyordu. Venedik elçisi Pietro Bragadino’nun 1526 tarihli raporunda İbrahim Paşa’nın zayıf ve ufak tefek yüzlü olduğunu, sultanın en yakın danışmanı konumunda bulunduğunu belirterek şunları kaydetmektedir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git