28 Şubat Davası Başlıyor

Tarihimize post modern darbe olarak geçen, bir generalin ifadesi ile 1000 yıl sürecek denen bir dönemi başlatan, ancak umulduğu gibi gitmeyen 28 Şubat süreci hukuk nezdinde de sorgulanmaya başlandı. 28 Şubat, esas olarak 28 Şubat 1997 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından kamuoyuna çıkan kararlar ile başladı. Ancak olayın birde perde arkası gelişmeleri vardır. 28 Şubat soruşturması, bu perde arkası gelişmelerin neler olduğuna da ışık tutarak tarihimizin bu karanlık dönemi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamızı sağlayacak. 28 Şubat nedir öncelikle bu dönemin kronolojik bir tahlilini yaparak incelenmelidir. 28 Şubat davası yeni başlamışken henüz üzerinden 15 yıl gibi bir süre geçen bu karanlık dönemin kahramanları da nedamet getirmeye ve itiraflarda bulunmaya başladılar. İlerleyen dönemlerde çıkacak görüş ayrılıkları sonrası kendi içinde birbirine düşen bu dönemin kahramanlarının dönemin kapalı pazarlıkları hakkında daha çok bilgi sahibi olmamızı sağlayacağını tahmin ediyoruz. 28 Şubat sürecinde alınan siyasi kararlar, eğitimden siyasal hayata, toplumdan üniversiteye hemen her kesimi derinden etkiledi ve unutulmaz acılar, yaralar açtı. Bir dönem insanları üzerinde travma etkisi yaratan bu süreçte haksız uygulamalar birçok can yaktı.



28 Şubat Süreci

28 Şubat 1997 günü yapılan MGK ile başlayan süreç sonrası yaşanan olaylar bugün artık yargının konusu oluyor. Tarihimize post modern darbe olarak geçen 28 Şubat davası geçtiğimiz günlerde yaşanan gözaltılar ile yeni bir sürece girdi. Refah Partisi’nin 1995 Genel Seçimleri’nde birinci parti olması ile başlayan süreç 1996 yılında, seçimlerin ardından kurulan DYP-ANAP koalisyon hükümeti, Refah Partisi’nin güven oylaması hakkında hukuksal inceleme yapılması için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru haklı görülerek güven oylaması geçersiz sayılmasının ardından kurulan Refah-Yol hükümeti darbenin hedefi olmuştu.

İlginizi Çekebilir:  Yılmaz Erdoğan Etme Şiiri Sözleri

28 Şubat Davası Başlıyor




Hükümetin kurulmasının ardından yaşanan bir dizi olay ve bazı partililerin açıklaması gündemin kızışmasına sebep oldu. Son olarak Başbakanı Necmettin Erbakan, 11 Ocak 1997 Cumartesi günü, Başbakanlık Konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği verdi. Bu olayın ardından 30 Ocak 1997’de Sincan belediyesi Kudüs gecesi bahane edilerek belediye başkanı Bekir Yıldız’ın yaptığı konuşma sonrası Sincan sokaklarında tanklar yürütüldü.

Üniversitelerde başörtüsü sorunu, eğitimde 8 yıllık kesintisiz eğitim ve ordudan birçok subayın atılması gibi sonuçları ile etkisi günümüze kadar gelen sürecin arkasındaki güçler bugün bu dava ile hakim karşısına çıkıyor. Yapılan açıklamalara bakılırsa olayın özellikle medya boyutu da soruşturmaya dahil edilecek. O dönemde atılan manşetler hükümetin yıpratılmasında ve binlerce kişinin hedef olarak gösterilmesinde etkili olmuştu.





Soru veya yorumunuzu bu bölüme yazabilirsiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir